20 Ara 2015

Makalelerde Okunabilirlik ve Seo İlişkisi

Makalelerin ilk amacı, anlaşılabilir olmasıdır. Anlaşılması içinse okunabilir olması gerekir. Bunun da bir formülü vardır ve sıralamalar üzerinde mantıklı bir trend izler. Peki okunabilirlik nedir ve seo ile nasıl bir ilişki içindedir?


Okunabilirlik ile seo arasında daha doğrusu sıralamalar ile nasıl bir ilişki var? Konuyu derinleştirmeden önce Google üzerinden etkileyici bir grafiğe öncülük edelim;





Makalelerin anlaşılır olması kolay veya zor okunabilmeleri ile ilgili. Kelime ve cümle uzunlukları doğrudan etkileyen faktörlerin en başında geliyor. Tabi hitap edilen kitlenin yaş gurubu da önemli.

**** GRAFİK NE ANLATIYOR?

Elimdeki bir işten dolayı anahtar kelimemi "heart surgeon" (kalp cerrahı) olarak seçtim. Grafik, "heart surgeon" aranmasında Google'daki ilk 20 siteyi ve bu sitelerdeki ilgili makalenin okunabilirlik puanlarını gösteriyor. Grafikte 5+1 çizgi var. Her çizgi farklı bir okunabilirlik formülünü gösteriyor.

Tabi her kelimede böyle mükemmel eğriler oluşmuyor. Mantıklı kelimeler seçilmiş olmalı. Hele Türkçe aramalarda tutarlılık hiç yok diyebilirim.


Değerleri Nasıl Çıkardım?

(Makalelerinizdeki okunabilirlik değerlerini hesaplatmak için "readability-score.com" adresini kullanabilirsiniz. Ama önce konuyu tamamlamanızı tavsiye ederim)

Serp sonuçlarında gelen makalelerdeki değerleri çıkarırken url adreslerini değil, adresdeki makaleleri ele aldım. En sağlıklı değerlerin çıkması içinse resim altı yazıları ve metin reklamları tek tek sildim. Ayrıca sıralamalar arasına karışan Facebook, Twitter, Youtube gibi siteleri de iptal ettim. Testlerimde hep ilk 50 sonuca odaklandım ve toplam 20 farklı kelime üzerinde çalıştım. Sonuçlar hemen hemen hep yukarıdaki gibiydi.



SONUÇ: Makalelerde çıkan okunabilirlik değerleriyle seonun en önemli konusu yani sıralamalar arasında açık bir ilişki var. Çizgilerdeki kararlılık çok açık. Google, özellikle ilk 20 sonuç üzerine fazla eğiliyor. Hemen hemen her türlü kelimede 20'den sonra düzensizlikler başlıyor. Diğer arama motorlarını test etmedim.


Makaleler Nasıl Sıralanmış?

Dikkat edilirse grafikte yer alan tüm çizgiler paralellik gösteriyor. Her çizgi farklı bir okunabilirlik formülünü gösteriyor (aşağıda hepsinin açıklamasını yaptım).

Grafikten de görüldüğü üzere "kalp cerrahı" aranmasında ilk sıralar 15 puanlık siteler ile başlıyor ve 20. sıraya doğru 7-8 seviyelerine çekiliyor. Yani en üstlerde "okunabilirlik seviyesi" en düşük olan var. 

Bakın dikkat edin; En anlaşılmaz olanı değil. O kelimenin hedef kitlesinin en anlayacağı seviyedeki makale var. Anlaşılmadıysa tabloyla gösterelim;

1 : En zor metin
20 : En kolay metin

1 ile 20 aralığı varmış gibi düşünün.




 Şimdi konuya başlayalım :) 


Okunabilirlik Nedir?

Profesyonel anlamda en sık eğitimciler kullanıyor. Ağırlıklı olarak Batı. Çünkü eğitim şart, onlar bunu biliyor :) Bizdeyse henüz üzerine fazla eğilinmiş bir konu değil. Metinlerin, hedef kitlesini belirlemeye çalışan matematiksel formüller dizisi.

Otoriterleşmiş siteler profesyonel metin yazarları ve dil uzmanları çalıştırıyor. Belli ki sıralamalarda etki eden faktörler arasında. Peki bizde var mı? Yorum yok!

Ele aldığınız konuyu ziyaretçinin anlaması şart dedik. Demek ki hedef kitlenizin düzeyine göre yazılar yazılmalı. Okunamayan metin anlaşılmaz, yorar ve ziyaretçiyi sayfadan çıkartır. Bu da hemen çıkma oranınızı yükseltir. Bu yükseliş sayfa otoriterliği ve dolayısıyla alan adı otoriterliğini düşürür. Her şey zincirleme birbirine bağlı. Yine bu konuyla da ilgili olduğundan anahtar kelime yoğunluğu ve etkisiz kelimeler konusuna da buradan bağlantılarımızı verelim ki hem site içi seo denen "dolaşım" konusuna hem de okuyucularımıza katkısı olsun. :)

Yazdıklarınızı insan evladı okuyacak, bunu kenara yazalım. Peki yazılan yazıların okunabilir olduğuna ilişkin bir formül var mı? Tabi ki var. Google kullanıyor mudur? Grafikleri yukarıda verdik, artık siz düşünün! Peki makalelerde her kelime gerçekten önemli mi? Evet. Basit bir cümlede, sadece bir kelime ible değiştirildiğinde işte oluşan sonuç ve değerler;




A- Okunabilirlik Formülleri

Halen kullanılan otoriterleşmiş bir kaç formül öne çıkıyor. Hepsi de matematiksel formüller. Ücretsiz hizmet verenler olduğu gibi ücretliler de var. Readability Score bunlardan biri. Sağda ilgili formülün üzerine tıkladığınızda Vikipedi'de ingilizce açılımlarını görebilirsiniz. Bende aşağıda tek tek işlemeye çalıştım.

Kullandıkları değişkenler arasında "kelimelerin zorlukları" gibi dili ilgilendiren değişkenler bulunmadığı sürece Türkçe'de de kullanılabilir mi, evet kullanılır. Peki seo üzerinde etkisi var mı? Küçük dişli büyük dişlileri harekete geçirir. Okunabilirlik seviyesi yüksek olan bir metin, yukarıda linklediğimiz konuları da güçlendirir ki bu da bize daha yüksek sıralama olarak geri döner. Yani evet, seoya etkisi vardır, önemlidir, büyüktür. Ama gözlemlerim, makalenin ilk aldığı sıralamalarda değil, kararsızlık sürecinden sonra oturduğu sıralarla ilgili olduğunu gösteriyor. Şimdi formüllere bakalım, kim neyi nasıl formül haline getirmiş.


1) Flesch-Kincaid

En yaygın kullanılan Flesch-Kincaid formülünü Rudolf Flesch ve Peter Kincaid geliştirmiş. Formülde 2 değişken var. Hece sayıları ve her 100 sözcük içinde yer alan toplam cümle sayıları. Kelimelerin uzunluğu için hece sayısını kelime sayısına bölüyor. Cümle uzunluklarını hesaplamak içinse kelime sayılarını cümle sayılarına bölüyor. Sonuç olaraksa kelime başına düşen hece sayılarına bakılıyor. 121,2 tavan. Yani en kolay metin. Bu değer aşağı indikçe metnin zorlaştığı anlamına geliyor. Test için burayı kullanabilirsiniz;

https://www.readability-score.com


2) Dale Chall

İlk 100 kelime üzerinden işlem yapıyor. Dale Chall Formülünün geliştiricileri Edgar Dale ve Jeanne Chall. Bu ikiliye göre semantik yapıya dayanan formüller daha başarılı. İkilinin dayanak noktası şöyle; "Metindeki bilinmeyen kelimeler fazlaysa ve sıkça tekrar ediliyorsa, okuyucu için o metin zor anlamına gelir". 

Formüllerinde iki değişken var. İlki cümle uzunlukları. Bunu bulmak için kelime sayıları cümle sayılarına bölünüyor. İkinci değişkense zor kelimelerin oranı. Bunun içinse zor kelime sayıları, geri kalan kelime sayılarına bölünüp çıkan rakam 100 ile çarpılıyor. Onların "zor kelimeler" listesi ile bizimki örtüşmediği için Türkçe makalelere uyan bir formül değil. Test etmek ve sonuca karşılık gelen okunabilirlik düzeylerini görmek için;

http://www.readabilityformulas.com/free-dale-chall-test.php


3) Gunning Fog

Adını verdiği Gunning Fog'un 0.4 değerinde bir sabiti var. 2'den fazla heceye sahip kelimeler ve cümlelerdeki ortalama kelime sayıları olmak üzere 2 değişken kullanıyor. Sonuç 10'dan ne kadar büyükse, metnin o kadar zor olduğu bilgisini veriyor. Hece ortalamalarımız örtüşmese de Türkçe için uygulanabilir. 3 ve üstü kelimelerin mavi ile gösterildiği test için;

http://www.gunning-fog-index.com


4) Fry

Edward Fry tarafınca geliştirilen Fry Formülü sadece ingilizce metinlerde işliyor. Metindeki hece sayılarını ve özel kelimelerin çıkartıldığı ortalama cümle sayıları hesaplanıyor. Baştan, ortadan ve sondan 100 kelime alınıyor. Biraz karmaşık bir formüle sahip. Sonuçlar grafik olarak geliyor. Test etmek ve incelemek isteyenler;

http://www.readabilityformulas.com/free-fry-graph-test.php

5) Ari

1967'de Senter ve Smith tarafınca Amerikan ordusunda kullanılan otomatik okunabilirlik formülü (Automated Reability Index) Yukarıdaki formüllerden farklı olarak kelime uzunluklarının kaç karakterden oluştuğu bilgisine niceliği de katarak hesaplıyor oluşu. Yani metnin hangi yaş gurubu hitap ettiği bilgisini çıkartıyor. Test için bu adres kullanılabilir;

http://www.readabilityformulas.com/automated-readability-index.php


6) Smog

McLaughlin'in geliştirdiği Smog Formülü en kolay olanı. Tek değişken kullanıyor. Metinde 30 ardışık cümledeki 2'den fazla heceye sahip kelimelerin sayısının ortalamasını hesaplıyor. Türkçe'nin sondan eklemeli bir dil oluşundan dolayı Türkçe makalelere uygulanabilirlik açısından yetersiz kalıyor. İncelemek ve test için;

http://www.readabilityformulas.com/smog-readability-formula.php


7) Ateşman

Ülkemizde sınırlı sayıda kişiler ilgileniyor olsa da bulabildiğim tek isim Ender Ateşman oldu. Buna ilişkin makalesini de yaklaşık 20 yıl önce yazmış. Türk Dil Kurumu arşivlerinden bulup özellikle inceledim. Araştırmasına göre Türkçe'deki cümle uzunluklarının ortalaması 10 kelime. Kelime uzunluklarının ortalaması ise 2,6 hece. Test sitesi olmasa da doğal olarak tüm formüller içerisinde Türkçe'ye en çok uyan formül bu.

Formülünde iki değişken kullanıyor. İlkinde ortalama kelime uzunluklarını hece olarak çıkartıyor. İkinci değişkeninde ise ortalama cümle uzunluklarını kelime olarak hesaplıyor. 100'ün en kolay, 0'ın en zor olduğu bir puan aralığı var. Ancak formülü oluştururken faydalandığı istatistiksel bilgilerden bahsedilmemiş. Formül Flesch ile benzer özelliklere sahip.

Ayrıca, meraklısı için Gökhan Çetinkaya'nın "Türkçe metinlerin okunabilirlik düzeylerinin tanımlanması ve sınıflandırılması" üzerine 250 sayfalık doktora tezi de incelenebilir.



B- Türkçe Makalelere Uyarlanabilir mi?

Makalelerin test edilebileceği Türkçe bir kaynak bulamadım. Yine de ışık tutması açısından rakip sitelerin makaleleri incelenerek genel bir değerlendirme yapılabilir. Sonuçta cümle uzunlukları sadece Türkçe makalelerde değil, tüm dillerde önemli olan bir konu. 

Okunabilirliği en çok etkileyen faktör, 2'den fazla heceye sahip sözcüklerin kullanım sıklıkları. Yani Ateşman'ın Türkçe için belirlediği 2,6'lık ortalama kelime uzunluğundan ne kadar uzaklaşılmışsa, metinlerin zorluk derecesi de o kadar artıyor. Her ne kadar cümlelerdeki kelime sayılarındaki artış zorluk seviyelerini yükseltse de, kısa kelime seçimleriyle de bu değer düşürülebiliyor.


C- Okunabilirliği Neler Etkiliyor?

Makalenin okunaklılığı ve okunabilirliği şeklinde ikiye ayırabiliriz. Font, punto, satır aralığı, sütun genişliği, renk, hizalamalar gibi takibi ilgilendiren faktörler okunaklılığı ilgilendiriyor. Okunabilirlik formüllerinde başvurulan değişkenlerin bir kısmı ise şu şekilde;

  • Cümle uzunlukları.
  • Kelime uzunlukları.
  • İlgili dile ait en sık kullanılan kelimeler.
  • Durduran kelimelerin sıklığı.
  • Genel kelime sıklıkları.
  • Farklı kelimelerin toplam kelimelere oranı.
  • Zor kelime sayıları.
  • Yabancı kelime sıklığı.
  • Bir kere kullanılan kelimeler.
  • Alan terimleri.
  • Somut / Soyut kelime sayıları.
  • Bileşik / Basit kelime sıklığı.
  • Tamlamalar.
  • Temel ve Yan cümle sayıları.


Okunabilirliğe ilişkin en başarılı formülleri incelediğimde en az değişken kullanılanların, en etkilileri olduğunu söyleyebilirim. En çok odaklanılan değişkenlerse; Cümle ve kelime uzunlukları. Ancak her iki değişkenin de her dile göre farklılık gösterdiğini unutmayalım. Zirveye oynadığım kelimelerdeki rakip siteleri incelediğimde, kullandıkları metinlerde bu kurallara gerçekten uyduklarını açık bir şekilde gördüm. Bu, gerçekten önemsenmesi gereken bir konu.




GENEL SONUÇ

Hitap edilen ziyaretçilerin yaş gurubu göz ardı edilmemek şartıyla;

Makalelerdeki cümleler uzadıkça okuyucular sıkılıp konuyu terk ediyor. İfadelerde basit ve kısa cümleler kullanılması anlamayı güçlendiriyor. Okuduğunu anlayabilen ziyaretçi mutlu oluyor. Mutlu olansa tekrar geliyor ve çark böyle dönüp gidiyor, olay budur :)

Konu seoyu yakından ilgilendirdiği için ele aldım. Çünkü sıralamalar ile makalelerin okunabilirlik değerlerinde büyük bir ilişki var. Amacım hem bilgi verip ufku genişletmek hem de bu ilişkiyi göstermekti. 

Yukarıdaki testlerin hiç birinin güvenilir sonuçlar vermeyeceğini, sadece ışık tuttuğunu bilmek önemli diye düşünüyorum. E buraya hiç üşenmeden okuyabilmişseniz valla bravo. Keyif verdi demektir. Boş geçmek olmaz, bi plus yeter :) Kalın sağlıcakla.


Sevgiler, Saygılar

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder

Seo'dur seo :)