14 Haz 2015

Hedef Kitle ve Seo

Gerçekte bloğumun ana konusu dijital pazarlama. Gerek seo gerekse sem ve smm bunun alt kollarından başka şey değiller. Çoğu kez herkesin görmediğini görmeniz gerekir.



Hangi tekniği kullanır ne kadar paylaşımda bulunursanız bulunun hedef kitlenize hitap eden yerlerde dolaşmıyor, içeriklerinizi empati kurarak hazırlamıyorsanız seo falan hikaye. Siteniz kısa sürede nefesini yitirecektir. 

İlk bakışta seo ile ilgisi yokmuş gibi görünse de aşağıda yazdığım hikaye hedef kitleyi tam olarak tanımamanın nasıl sonuçlar doğurduğuna örnektir;

Bilmiyorum kaç yüz kişi çalıştırıyordu. Ama koca Avm'nin sahibinden sonunda randevu koparmayı başarmıştım. Dile kolay; Sen git, asistanlarını danışmanlarını müdürlerini, alayını aş, tepedeki patrondan direk bodoslama görüşme kopar.

Avm'deki ciroyu ilk ay en az %10 artıracak, birbirini tetikleyerek ivme kazanacak zincirleme olaylarla yıl sonunda yine min %150 ciro artışına kadar ulaştıracak projeydi benimkisi.

Patron tam bi kurttu. Randevu saatinde odasındaydım. Saatine bakarak;

(sert tavırla60 saniyemin masrafını kim ödeyecek, sen mi? 

Afalladım kaldım. 1 dk. gecikmiştim topu topu.

Hızlı adımlarla elimi bile sıkmadan üzerime doğru yürüyerek "Gençsin, 1 dakikamı çaldın, oyuncak mağazasına iniyoruz bedava fikir vereceksin bana" dedi. Mal gibi kaldım, oysa ben aklımda neler planlamıştım. Saniye saniye ağzımdan çıkacak her kelimeyi belirlemiştim.

Hiç konuşmadı. Diğer 7 kişiyle beraber mağazaya indik.

- Buranın müdürü, ciroyu artıramamakla beraber sürekli düşüş trendi içinde. 60 saniyen var, mağazaya bak incele ve bana sorunu söyle. Eğer beni etkileyecek tek cümle yakalarsan, sana projeni anlatabileceğin 30 dakika

Ahey ahey işte fırsat, topla bakalım ortalığı seobilog göster kendini. Tüm dikkatimi vermek zorundaydım. Gözümü kapatıp 10-15 sn. öyle kaldım. Kendimi çocuk yerine koymaya çalışıyordum. Gözümü açtım, etrafı 45 saniye kadar inceledikten sonra sıkı bir çıkış noktası yakaladığımı düşünerek;

- Mağaza müdürünüz profesyonel görünüyor. Ama çıkarlarınızı korumayı okadar benimsemiş ki, hem müşteri kaybına hem de dolayısıyla ciro kaybına neden oluyor... dedim.

- Nereden çıkardın? (soğuk/otoriter bakışlarıyla)

- Mağazanın hedef kitlesi çocuklar. Kendimi ortalama 50-60 cm boyunda çocuk gibi düşündüm. Rafların en altlarında hep kutulu büyük oyuncaklar var. Yani hiç bir çocuk oyuncakların asıllarına dokunamıyor. En alt raflarda ufak ve ellerine alabilecekleri oyuncaklar olmalı. Çocuk oyuncağı eline almalı, babasına "baba bunu istiyorum" demeli. Böylece artık top hedef kitlemizden çıkmış, ödeme yapacak olan kasaya geçmiş, vicdanı, cüzdanı ve çocuğuyla beraber baş başa kalmıştır (ebeveyn). Yani bizim işimiz bitmiştir. Baba, o oyuncağı bıraktırabiliyorsa bıraktırsın, artık bu babanın sorunudur, bizim değil. İşte bu yüzden tabandaki raflara, çocukların dokunup, ellerine alabilecekleri büyüklükteki oyuncakların koyulması lazım ki... diye devam etmiştim.

- "Nerelisin sen" demiş ve odasına çıkıp 34 dakika projem üzerine konuşmuştuk.



Heee, projem neydi, ne oldu diye merak ediyorsunuzdur. 

ProjemKadınları kredi kartı kullanma alışkanlıklarından vazgeçirip, çılgınca para harcayabilecekleri, kendilerini "erkek" gibi güçlü hissedebilecekleri yeni bir yaklaşım üzerineydi. 

Sonuç; İşi alamadım :) 

Araştırmıştım. Kurt ama dürüst biri olduğundan projeyi rahatlıkla açmıştım. (Yıllar geçti, çalınmadı uygulanmadı) Projeden çok etkilenmişti, son cümlesiyse şu oldu;

- Gerçekten etkilendim ama insanlar henüz buna hazır değil, belki 20 yıl sonra olabilir. Şunu hiç unutma genç; İnsanlar henüz hazır olmadıkları şeyi asla satın almazlar. Bazen önce pazar yaratmak gerekir, belki nakit gerekmez ancak alt yapının hazırlanması yıllar alabilir. Ayrıca senle çalışamam çünkü adın bile bilinmiyor, dengeler var, senle çalışırsam markam zedelenir, ayrıca yıllık sözleşme yaptığım ajans varken başka ajansla bırak çalışmayı, görüştüğümü bile duysalar anlaşmamı fesh ederler...

Yaşadığım muazzam bi tecrübeydi. Konuşma öncesi maç başlarken 10-0 falan öne geçmiş, her lafında bütün gardımı indirmişti. Hatta arada geçen şu bölümüde hiç unutmam, ne koymuştu. 

- Bana sormadan benim firmalarımın logolarını kullanmışsın.
- İyi de ben işi zaten size hazırladım.
- Bana hazırlamış olman, benden izin almadan kullanabileceğin anlamına gelmez.
- ...

demişti. Aptalca gelmiş, nası mal gibi kalmıştım hala unutmuyorum. Yaw ona hazırlamıştım bunları, başkasına değilki :)

Seo pazarlamadır. Pazarlamanın başarısı içinse hedef kitle çok iyi anlaşılmalıdır. Herşeyde olduğu gibi seo konusundada hedef kitlenin önemini vurgulamak istedim. 

Nasılki bazen bazı anahtar kelimelerin yoğunluğunu yükseltmek yerine, gereksiz kelimelerin değerlerini düşürürüz, bunuda öyle düşünün. Mesela Google Analitik içerisinde ziyaretçilerinizi incelediğinizde, hemen çıkma oranınızı aşağı çeken kişileri belirleyebilir, ya onlarıda sayfada tutmak için yeni içerikler ekleyebilir yada onlardan kurtulmak için onlara yazdığınız içeriklere son verebilirsiniz (Özellikle bu ara Analitiğe yeni eklenen "Etkin Kullanıcı Sayısı", kemik ziyaretçilerinizi ölçümleme konusunda ciddi anlamda ışık tutacaktır). Nefesinizi düşüren şeylerden kurtulunki (yani kamburlarınızı atın) diğerlerine daha fazla eğilebilesiniz.

Doğru Hedef Kitle Seçiminin Seo Üzerindeki Etkisi
  1. Sadık/kemik ziyaretçilerin çoğalması
  2. Satışın artması
  3. Motivasyonun yükselmesi
  4. Boş ya da boşa çalıştığınız zamanların azalması
  5. Mutluluk
  6. Sıralamalarda kalıcı yükseliş


Yanlış Hedef Kitle Seçiminin Seo Üzerindeki Etkisi
  1. Beklenen ziyaretçiye/satışa ulaşamama
  2. İsminizin / sitenizin zedelenmesi
  3. Şikayetlerin çoğalması
  4. Müşterilerinizin memnuniyetsizliği ya da ziyaretçilerinizin azalması
  5. Boş yada boşa çalışılan vakitlerinizin çoğalması
  6. Motivasyonun düşmesi
  7. Kalıcı sıralama kaybı
Mini bir örnekle tamamlamak isterim; Tüm filmler hakkında site oluşturmaktansa, tek konuya odaklanmış siteler oluşturmak her zaman daha kalıcı yükseliş sağlar.


Arama Motoru Optimizasyonu insanlar için değil, arama motorları içindir. Yaptığınız işlemler sonucunda siteniz, arama motorlarında daha yüksek sıralama elde eder. Yüksek sıralama elde etmekte, o arama motorunu kullanan kişilerin önünde sitenizi gösterebilmek anlamına gelir. Doğru başlıklar girmişseniz, sitenize tıklamaları, yani seo'nun başarılı olması anlamına gelir. Bu noktadan sonra ise, tıklayan kişiye istediği şeyi verebilmeniz gerekir. Artık çantadadır. Eğer memnunsa sitede kalır. Sitede kalması demekse beğenildiği anlamına gelir, ki buda peşinde dahada yüksek sıralamayı getirir.

Bu blogda seo konusunda hep farklı bakış açılarına yer vermeye çalışıyorum, eğer böyle konular hoşunuza gitmiyorsa lütfen yorumlarınızda belirtin ki, bende hiç vaktinizi çalmadan daha güncel seo konularına eğilebileyim.

Sevgiler

3 yorum:

Nalan Ünal dedi ki...

Özellikle Türkçe içerikli sitelerdeki SEO konulu makaleler birbirini tekrar eden ve klasik reçeteler sunan nitelikte. Onları okumaktansa bu tarz yazılar okumayı kesinlikle tercih ederim. Emeğinize sağlık, tebrik ederim.

Adsız dedi ki...

Hedef kitle ve seo üzerine muazzam bir yazı olmuş. Sadece para kazanma odaklı ve kısa vadeli planlarla site açan kişiler bu yazıyı okuyup ders almalı. Bu arada sitede okumadığım yazı kalmamış, yazılar arasındaki mesafeyi biraz azaltsanız mı acaba? :)

Adsız dedi ki...

Seo ve webde pazarlama üzerine gerçekten yine çok yararlı ve iyi yazmışsınız. Tebrikler.

Yorum Gönder

Seo'dur seo :)