13 Ara 2014

Adım Adım 15 Günlük Seo Rehberi

Eğer bu işi çabucak halledeyim diyorsanız o durak bu durak değil, hiç bekleme yapmayın ve siz masalınıza devam edin, ben hiç bozmayım. Ama yok; Yavaş ama sağlam adımlarla gitmek istiyorum diyorsanız buyrun size yol haritası. Üstelik hem #seo uyumlu olup botları doyuracağız hem de ziyaretçiler memnun olacak. Ve işte gün gün adım adım takip edebileceğiniz bir seo rehberi size;

SEO REHBERİ

1. Gün / Sertan Vakti
Kim kaybetmiş ki biz bulalım demeyin, mümkünse tam eşleşmeli ve kısa bir alan adı alın (o devir bitti diyorsanız, hiç okumayın ve dediğim gibi siz masalınıza devam edin). Sanırım toplamda 2000'e yakın yeni uzantı çıkıyor. Doğrusu çoğu webmaster olayın boyutlarının hala farkında değil. Yaa internet resmen yeniden doğuyor, bu bir devrim arkadaşlar ayılın lütfen biraz ayılın. 
Geçen gün bir yerde okudum; "Yeni uzantılar patlamaya hazır bomba gibi" demiş. Ya korkmayın bu kadar. Evet doğru yazmış, bomba. Ama bana sorarsanız orta uzun vadede kesinlikle ve kesinlikle diğer uzantıların papucunu dama atacak bir bomba bu. Belki biraz zamana yayılmış sabır istiyor.
Evet, amaca uygun uzantılar giriyor devreye. Daha ziyaretçi tıklamadan, ne sitesi olduğunu bilecek. Eğer 90'larda kaydedilen alan adlarına bakıp iç çekiyorsak, bakın görün yine aynı durum yaşanacak. Kesinlikle amacınızı uygun yeni bir uzantı seçin. Zamanla diğer uzantıların arasına hatta önüne geçtiğinizi göreceksiniz. 15-20 liralık bir şey olabilir ama basit bir konu değil. Önce uzantınızı -tekrar ediyorum; doğru uzantı olsun- sonra kelimenizi yapıştırın gitsin, zaten alayı boşta. Hatta mümkünse 5 yıllığına kaydedin. Gün sonuna kadar vaktiniz var, aldıysanız bugünkü işiniz tamamdır, günlük rutin işlerinize devam edin, gidin gezin, derslerinizi yapın, çocuklarınızla oynayın, warcraft ya da half life 2 oynayın, iş peşinde koşturun, yapın işte seo haricinde farklı bir şeyler.

2. Gün / Beyaz Şafak
Basit gibi görünebilir ama bugün düne göre biraz daha fazla çalışacağız. İşimiz hosting firmasını belirlemek. (Ne o, çok mu tırt mı geldi? Unutmayın, herkes aynı değil ve her adım gibi bunun da önemi büyük. Armudun da sapı tek başına bir şey ifade etmiyor ama hepsi birleşince şapur şupur yediğimiz armut çıkıyor işte ortaya) Sizi yönlendirmem ne derece doğru olur bilmiyorum. O yüzden sadece bir iki kritik nokta üzerine fikir verip geçmek en doğrusu. 

Ücretsiz olanları seçip seçmemek size kalmış. Bana sorarsanız seçmeyin (Gerçi şu anda okuduğunuz bu satırların yer aldığı sitede ücretsiz. Ama altyapı sahibi Google olunca durum başka oluyor tabi :). Neyse geçtik. Topu topu vereceğiniz para yıllık 10 bilemedin 20 lira. Konuya uzak olunca güvenli bir firma bulmak seçmek zor olabilir. Ama şunu tavsiye edebilirim. Eğer hiç bir fikriniz yoksa, hosting seçimi için 1 saatinizi ayırın. Kendinizce bir tane belirleyin, almış gibi yapın ve araştırmaya başlayın. O firma hakkında şikayetler var mı, ne düzeyde. Ayrıca sorulara ne kadar süre içinde dönüş yapılıyor. Bence belki de en önemlisi bu. Yok benim bütçem biraz daha yukarılarda diyorsanız, o zaman hosting yerine reseller yani bayii hosting alın. Çokta fazla bilgi gerektirmiyor. Hostingden farklı bir durum yok. Sadece bir adet whm paneliniz oluyor. Açıyorsunuz içine sitelerinizi ve her birinin kendine ait cpanel'leri oluyor. Onlarında yıllık ortalama fiyatları 50-250 lira arasında falan değişiyor. Bakın hosting fiyatlarına ilişkin burada bir listem var. Kendi sitelerimden biriydi. Bir ara üzerinde bazı testler yapmak için açmıştım. Şimdi bıraktım gitti. Ama lazım oldukça da bakıyorum. Gerçi burada yazmaya gerek yok ama yine de belirtmeden geçmeyim. Bayii hostingin bir üstüde Vps. Onda sorumluluğunuz biraz daha fazla. Size sanal bir makina açıyorlar sizde başlıyorsunuz dans etmeye. Tabi sadece vps almakla masraf bitmiyor. Lisans paraları da size ait (whm/cpanel vs.). Bir adım üstü ise dedicated yani kendi makinanızı kiralamak. Makina tamamen size ait. Gerisini siz hayal edin işte. Daha üstü var mı? Var. Kendi makinanızı toplarsınız sonra bir veri merkezine gider, "Hacı makinamı buraya koycam, aylık ne ödemem lazım" dersiniz ve show başlar. Ona da soğutma artı hat parası falan. Tabi içine kuracağınız her şeyin lisansı da size ait. 

Tüm bunlar teknik bilgilerdi. Siz siz olun, sağlam bir hosting firması ile çalışın (bkz; Ayın en iyi hosting firmaları). Arama motorlarına ait botlar kesintileri hiiiiç mi hiç sevmez. Toparlayacak olursak, uygun fiyatlı olsun, kesinlikle güvenli olsun, fazla ciddi şikayetler alan bir firma olmasın. Mümkünse köklü olsun, geçmişi olsun. Belgeleri olsun, bu işi resmi olarak yapıyor olsun. Ha birde unutmadan; araştırırken çalışacağınız firma üzerindeki ip setinde torna ! tesviye sitelerininin olup olmadığını da iyi araştırın. Aksi halde siteleriniz botlar tarafından torna kategorisinde yer alabilir ve üstelik ruhunuz bile duymaz, yırtınır durur, siz seo meo diye allayıp pullayım hesapları yaparken, siteniz açılır açılmaz hayata kötü yolda başlamış olur. Tabi gitmeyen ve gelmeyen maillerinizde cabası olacaktır. Eğer daha önceden çalıştığınız bir hosting firması varsa bugün işiniz iş, seo rehberimizin ikinci günündeki beyaz şafak bölümünü es geçip yatacaksınız demektir. E zaten günlerden pazar. Biraz yatmak iyi olabilir, fazla yüklenmeyelim değil mi :)

3. Gün / Kızıl Şafak
Şafak doğmak üzere ve bugünkü işimiz kullanacağınız yazılıma ait alt yapı ve tasarım seçimi. Sizlere burada en iyi alt yapının ne olduğunu yazmayacağım çünkü oldukça göreceli bir kavram hatta imkan, bilgi ve tarz meselesi. Doğası gereği insanlar neyi kullanıyorsa ona aşık olur, onu savunur ve her zaman kesinlikle en iyi odur. O yüzden bu seçim size kalıyor. Ama yine de biraz bilgi vermek iyi olabilir. Düz html haricinde, kendine ait kontrol panelleri olan (sayfa ekle çıkar sil vs.) ve en çok tercih edilen hazır sistemler nelermiş bir bakalım;

İçerik Yönetim Sistemleri (cms) : Wordpress, Drupal, Joomla Motocms, Turnkey...

eTicaret Sistemleri : Magento, OpenCart, VirtueMart, Shopify, ZenCart, Presta, WooCommerce, OsCommerce, Jigo, Loaded...

İşte hepsi bu, yani neyi seçeceğinize, yola neyle devam edeceğinize karar verin. Karar aşamasında şunlar etkili olabilir; Kuracağınız altyapıya ait temalardaki çeşitlilik ve fiyatlandırma. Tabi birde gerek sıkıntıya düştüğünüzde gerekse ekstra isteklerde bulunduğunuzda cevap verebilecek kaynaklar ve kişiler bulabilmek. O yüzden kuytularda bir yerde kalmış bir altyapı seçmemek iyi olabilir.

Geldik tasarım seçimine. Kim ne derse desin bu işin ikinci en zor şeyi işte bu adımdır. Eğer açacağınız sitede yer alacak menü ve varsa alt menülerini (ve bunların içeriklerini) kalem kalem hazırlamamışsanız tasarımı seçmeniz imkansızdır. Yani önce yapacağınız sitenin kağıt üzerinde iskeletini çıkarmak zorundasınız. İkinci adımsa hedef kitlenizin seçimi. Yani "kime hitap edeceksiniz". Asla ve asla "herkese" diye bir cevap doğru değildir. Hedef kitlenizin, genç olgun veya ileri yaşta oluşları, kadın veya erkek oluşları, evli veya bekar oluşları ve hatta seçtiğiniz hedef kitlenin hangi ekran çözünürlüğünü kullandıkları vs. bunların tamamı seçeceğiniz arayüz tasarımı için çok önemli kriterlerdir. Yani tasarımınızı seçerken özellikle 2 maddeye cevap bulmak zorundasınız. "Hedef kitleme uygun mu" ve "Kağıt üzerinde çıkardığım iskelet bu tasarıma uyarlanabilir mi"

Unutmayın; İçerik önemli, çok hemde çok önemli. Ama sitenize ilk kez girecek bir ziyaretçi sizin içeriğinizi değil sayfanızı görecek. Bir diğer önemli konu da ücretsiz dağıtılan temalar. Kaynak kodlarına yerleştirilmiş çöp adreslerle dolu bir tema seçmemeye çalışın.

Yakın geçmişte yaşadığım ufak bir olayı anlatarak sonlandırayım. Sitelerimden bir tanesi üzerine bir arkadaşım aradı ve "değiştir artık şu sitenin tasarımını, dana gibi bütün ekranı kaplıyor" dedi. Durumsa şuydu; O sitenin hedef kitlesinin %90'a yakını 24 inch ve üstü ekran kullanıyor. Sitenin arayüzünü ona göre seçmiştim. Giren arkadaşımın ekranı ise sanırım 17 inch falandı. Dolayısıyla her şey sayfada devasa bir hal alıyor ve tasarım birbirine giriyordu. (olay responsive ile çözülmüyor merak etmeyin :) )

Unutmayın, "İlk izlenimin ikinci bir şansı yoktur" o yüzden tek atış yapın tam yapın. Bir daha kaşıyla kulağıyla oynamayın. Ha bu arada, seo uyumlu tasarım diye bir şeyde yoktur. Ama kod fazlalığı (veya kirliliği) İskelet ne kadar küçük olursa o kadar iyidir, hızlı açılır, lüzumsuz şeyler için sayfanın yüklenmesini geciktirmez.

4. Gün / Gün Doğumu
Benim için burada yazması kolay ama sizin için bugün iş çok. İlk içeriğinizi girme vakti. Ama bize önce bir sağ kol lazım. Sağ kolda da 5 parmak. İşte sitenizi efsane edebilecek muhteşem muhteşem 5'li;

Google+, Facebook, Twitter, Pinterest ve Linkedin

Bana göre bu hesapların açılması şart. (Hatta sadece bu hesapları açıp yönetebilen kişinin başka hiç ama hiç bir şeye ihtiyacı olmaz. Yani unutun bu rehberi ve seo dediğimiz şeyi, sadece bu beşliye odaklanın yeter, hatta çok bile) Hemen ufak bir trik vereyim: Bu hesapları sitenizi açtıktan sonra değil, açmadan önce alın. Derseniz ki neden? Açılan alan adlarını takip eden botlar var! Önce sitenizi açarsanız gecikebilirsiniz. Bir bakarsınız ki hesaplar çoktan açılmış, kendi markanızı size satmaya çalışanlarla karşılaşırsınız. Size de sonuna başına takılar ekleyerek açmak kalır. Bu yüzden siz siz olun önce hesapları sonra siteyi açın.

Ve eeeen önemlisi: Bu hesaplar biblo gibi kenarda durmaları, süslü birer ikonla sitenizin sağ üstünde durmaları için açılmıyor. Eğer aktif bir trafik oluşmayacaksa hiiiiç mi hiç açıpta kendinizi yormayın. Botlarla dalga geçmeyin.Bot sitenize gelir, dışarı çıkan sosyal bağlantılarınıza gider, bakar. Sonra oradan sitenize gelen trafiğe bakar. Gelen giden yoksa, oda gelmez gitmez. Hesapları açarken kesinlikle doldurulması gereken her yeri doldurun. Hatta "merhaba" bile olsa bir görselle beraber bir adet ilk mesajınızı girin. Yani adam gibi açın ve işletin, açmış olmak için açmayın. Bakın adamlar sosyal medyadan nasıl trafik çekiyor, hemde anlık 10k görüyor. Yazmıştım burada bakabilirsiniz. Ama ne yaptığınızı biliyor ve şimdi kullanmayacaksanız ve yarınlara oynayacak sıkı bir planınız varsa tabi ki açın, dursun kenarda. Siz bloğumda hiç sosyal düğme gördünüz mü? Hayır. E peki almadım mı? Tabi ki aldım. Neden aldım? Yarın bir gün lazım olacakta o yüzden :) Hepsinin sırası var. Neyse bunu da geçtik.

Ve geldi sıra ilk içeriğinizi eklemeye. Tabi ki içinde ne yazdığı,insanlara ne sunduğunuz önemli. Ama bu içerikte en az bir adet video ve benzersiz görsel kullanmak şart. Olmasa da olur size kalmış ama yazı sonlarında sosyal paylaşım düğmelerinizin bulunmasının zararı olmaz. Ve tabi her şeyden önemlisi istikrar ve devamlılık. Bunun içinde daha önce üzerinde durduğum seo ve sürdürülebilirlik konusuna göz atılabilir.

5. Gün / Kuşluk Vakti
Bugün iş basit. Biraz işçilik biraz ders var. Hemde otoritesinden. Dün sosyal hesapları açtık. Bir gün geçmesi en güzeli. Ama boş durmayacağız. Site hızı ve site sorunları ciddi anlamda önemli. Çünkü bot gelir ve hiç beklemeden gider. Site açıldı açıldı, açılmadı bay bay der. Bot size değil siz bota ayak uyduracaksınız. Korkmayın, basit konular. İşin fazla detayına girmeyeceğiz. 

İlerleyen günlerde bazı uygulamalara başvuracağız. İşe yarayıp yaramadığını, sitenize nasıl etki ettiğini anlamak için sol kolunuz olacak bir araca ihtiyaç var (aslında her zaman elinizin altında olmalı). Sayfa hızınızı test ettiğiniz PageSpeed Insights aracını biliyorsunuz. Ama bunu bu kez tarayıcımıza kuracağız, çünkü sürekli elimizin altında olmalı. Bu adresten kurabilirsiniz. İçiniz rahat olsun, truva göndermiyorum, sonuçta benim değil Google'ın ürünü.

Kurulumu yaptıktan sonra sırasıyla; Chrome penceresinde sağ üst taraftaki menüye tıklayın. Ardından "diğer araçlar" sekmesine ve "Geliştirici Araçları" menüsüne tıklayın. Sayfanızın altına bir sekme açılmış olmalı. Sekmenin hemen üstünde menüler var, siz en sondaki "PageSpeed" bölümüne tıklayın.




Artık PageSpeed sürekli elinizin altında ve siz hangi sayfadaysanız "Analiz Et" düğmesine bastığınız anda sorunlu ne var ne yok önünüze gelecektir. Sorun dediğimiz şey, belki yeni yüklediğiniz bir WordPress eklentisi, belki bir resim belki de satır aralarına eklediğiniz bir script olabilir. Lütfen bu paneli değişik siteleriniz üzerinde biraz kurcalayın. İnanın bir çok şeyle yüzleşeceksiniz.

Ayrıca yine siteniz için Google'ın "Mobil Uyumluluk Testi" ni (Benim site için "Mükemmel" diyor (burada) :) ) ve ayrıca Mobil Seo konusunu da ciddi anlamda incelemenizi tavsiye ediyorum. Basit, etkili ve adım adım süper bir rehber. Hatta site altyapınız ne olursa olsun (WordPress, Joomla, Drupal, Blogger, vBulletin, Tumblr...) nasıl mobil uyumlu hale getirebileceğiniz burada tek tek yazıyor.

6. Gün /
Bugün yapılacaklar girilecek içerikle ilgili ama hızlı yükselmek için (yükselme sonrasından siz mesulsünüz). Soru cevaplamıyorum, sadece yapın. İsterse içeriğiniz toplam sadece 10 kelimeden oluşsun, ama bunlar mutlaka olsun. Gireceğiniz içerikte;
- Karakter seçiminiz asla şerif karakter olmasın, kesinlikle sans karakter seçin.
- Her konuda sadece birer adet site içi ve site dışı bağlantı kullanın.
- Kök (ana) anahtar kelimenizi "Title" bölümünde kullanın.
- İçinde kök (ana) kelimenizin olduğu sadece bir tane H1 kullanın.
- Alt kelimelerinize H2'de yer verin ve mümkünse tek kelimelik anahtar kelime kullanın. Birden fazla H2 olabilir. H2'lerin alt indislerinde (H3, H4...) iki, üç ve dört kelimelik anahtar kelimeler kullanılabilir.

Örnek:
Ana (kök) kelimenizin "oyun" olduğunu varsayıyorum. Google Trends adresine girin ve arama bölümüne "oyun" yazıp "Türkiye"yi seçin. Hemen aşağıda göreceğiniz ilgili sonuçlar bölümüne şunlar gelecektir.



Yardımcı (H2) kelime olarak bunları seçMEyin. Bunların yerine sayfa üstünde yer alan "Tüm Kategoriler" bölümüne tıklayın. Burada önünüze "oyun" un geçtiği diğer kategoriler gelir. Buradan absürt gördüğünüz bir alt kategori seçin, mesela "Yiyecek ve İçecek" kategorisi.



Bu kez ilgili aramalar bölümündeki kelimeler şu hali alacaktır ve mesela buradan "pizza oyun" gibi bir kelimeyi kapın ve H2'de bunu kullanın ve altına açıklama olarak bir kaç kelimelik cümlenizi, görselinizi ve bir adet videoyu ekleyin. Diğer H2'lerde de farklı kategoriler. 



Ve kesinlikle her konu içinde -mutlaka ve sadece- bir adet farklı konuya bağlantı çıkın. 


7. Gün /
Pek fazla uygulama ve/veya genişletme önermem ama eğer manuel olarak ekleme şansınız yoksa ve eğer WordPress kullanıyorsanız Yoast Seo aracını (buradan) eklentisini önerebilirim. Eğer kullanımını bilmiyorsanız Google üzerinden araştırabilir veya YouTube üzerinde hazırlanmış videolardan da faydalanabilirsiniz. Site haritalarını (sitemaps), resimler, videolar ne varsa adım adım hepsini kurun. Ama biraz nedir ne değildir diye iyice bir kurcalayıp yalayıp yutmanız lazım. Koca günde tek konu olduğu için kimse zorlanmayacaktır. Nede olsa bu konuya seo rehberi dedik ve adım adım işlemeye çalışıyoruz, aceleye gerek yok.

Diğer adımımız ise Google Analitik kurulumu. Dönüşümleri gözlemleyemezseniz kör uçuş yaparsınız, bunu asla unutmayın. Ve son adım ise site haritanızı önce Google ve ardından Yandex ve Bing'e göndermek. Sakın gözünüze kısa görünmesin, bugün yapacağınız bu işlemlerle "Web'e Merhaba" dedi siteniz. 

8. ve 9. Gün /
Gerçekten ilginç bir tesadüf, tamamen planlanmamış bir çakışma (yani siz yine de bana fazla inanmayın, eğer konu seo ise, doğrusu bende plansız bir şey gerçekleşmez :). Bir haftayı geride bıraktık, bugün yapılacaklarsa hem zor hem kolay. Eklediğiniz içerikleri yayına almadan önce güçlendirecek ve yayınladığımız anda daha üst sıralarda yer alması için ileri düzey bir teknik uygulayacağız. Ama bu konuya bu satırlarda yer vermek yerine, tamamen bağımsız yeni bir konu açtım. Buyrun, işte size daha çok site içi seo kriterleri arasında yer alan ve hiç bir yerde bulamayacağınız bir seo tekniği, hemde matematiksel; yüksek sıralama elde etme konusu.

10. Gün /
Eğer yeterli sayıda ve dolu dolu bir içeriğe sahip olduğunuzu düşünüyorsanız artık biraz tanıtım yapmak uygun olabilir. Tanıtım yazısı nedir, nasıl yazılır, konu içinde ne kadar bağlantı verilmelidir vb. oldukça uzun bir konu bu yüzden sizi tanıtım yazıları bölümüne alalım.

11. Gün /
Hatırlarsanız 4. günde muhteşem 5'liyi yani Google+, Facebook, Twitter, Pinterest ve Linkedin sayfalarını açmıştık. Bugünse sitenize bunlardan en çok katkı sağlayacak -kısa vadede- olanı yani Twitter hesabını kullanarak süzgeçten geçmiş saf, gerçek trafik sağlayacağız. Tabi Twitter'ı açtığınız gibi bırakmadığınızı, bir kaç içerik girdiğinizi, bu içerikler içinde yükselmeyi hedeflediğiniz anahtar kelimeyi kullandığınızı ve site adresini verdiğinizi kabul ediyorum. :) 

Ve şimdi de Twitter'da, hani şu milyon kişiye reklamınızı yapalım diyen kişilere reklam vermeniz lazım. Emin olun hesapların çoğu pasiftir ama hiç önemli değil. Vereceğiniz para en fazla 10-20 lira. Özellikle tek bir konuya dikkat etmeniz lazım: Sitenizin bağlantısını vermeyeceksiniz, onun yerine Twitter hesabınızdaki bir paylaşımınızın bağlantısını (içinde sitenize bağlantı içeren paylaşım) vereceksiniz. Amaç, kuru boş trafik çekmek değil, sıcak, süzgeçten geçmiş ve gerçek trafik çekmek.

12. ve 13. Gün /
Aynı şeyleri, aynı mantıkta ve birer gün arayla Facebook ve Pinterest'de oluşturduğunuz sayfalar içinde (dünkü Twitter gibi) yapın -Ana sitemizin değil, oluşturduğunuz sosyal medya sayfalarınızın tanıtımını yapıyoruz- Maksat, trafiğin doğrudan gelmemesini -az bile olsa- gerçek trafik sağlamak. E peki kime yaptıracağız bunları diyeceksiniz biliyorum ama üzgünüm. Onları da siz bulacaksınız, çokta zor değil. Hepsi bu.




(devam edecek)



Eğer bu sayfaya arama motoru üzerinden şans eseri falan gelmiş ve seo'nun ne olduğu hakkında bir fikriniz yoksa seo nedir konusunu inceleyebilirsiniz. Geç kardeşim, biliyorum bunları diyorsanız belki farklı olabilecek seo teknikleri ilginizi çekebilir. He unutmadan; Eğer ilgi alanınıza giriyorsa kurumsal seo konusu da kesinlikle ilginizi çekecektir. Zira içinde sıkı bir kontrol listesi de var.

Sevgiler

9 yorum:

Adsız dedi ki...

Genel blog için önerebileceğiniz bir uzantı var mı?

Adsız dedi ki...

Sanırım en güzel uzantı .blog olacaktır. Oda şu anda ön kayıt döneminde. Esas kayıt ne zaman bilmiyorum, icaan veya Google üzerinden biraz araştırma yaparsanız bulabilirsiniz. -Bilo-

Ebru dedi ki...

Merhaba. Uzantı olarak com ve netten sonra ne tavsiye edersiniz ve google açısından uzantı yüzde kaça fark eder. Tek kelimelik bir domain alacağım.

Adsız dedi ki...

Düne kadar sorsaydınız .com'dan sonra .org derdim. Ama son bir iki yıldır oluşan yeni alt yapı yüzünden artık diyorum ki; Site içeriğiniz neyse, ona uygun bir uzantı seçin. Bunu yukarıdaki seo rehberimizin birinci gününde belirttim.

Yeni Çağ Bilişim dedi ki...

Şuan all in in one seo pack eklentisini kullanıyorum yoasta geçersem bir sıkıntı yaşarmıyım acaba?

Adsız dedi ki...

Sanmıyorum ki sorun yaşayasın, ama sonuçta bu seo rehberi sadece yol göstermek ve işi zamana yaymayı anlatıyor, yoksa gerisi pekte bilinmeyen şeyler değil.

Adsız dedi ki...

Hocam sağolasın yazı için ve siten için ,paylasımlarının devamını diliyorum insllh. çok yararlı bilgiler veriyorsun tekrardan tesekkurler.

devidmark dedi ki...

I appreciate you and I would like to read your next post.
Thanks for sharing this useful information.
We know your time is very important.
So, We will help you for finding many important website link that you need for every work.
Just Bookmarks one website and get more website link .
all important website link
SEO Tools

hamile kalmanın yolları dedi ki...

Sayenizde çok ciddi bilgi alıyoruz teşekkürler devamını bekliyoruz yazılarınızın.

Yorum Gönder

Seo'dur seo :)