30 Kas 2014

Seo ve Sürdürülebilirlik

Bir sabah kalktınız ve hemen #seo ile ilgili ne var ne yokmuş diye R10'a girdiniz ve şöyle bir mesaj; "Üzgünüz, bugün hiç havamızda değiliz, o yüzden forumu açmadık". Ya da Google bugün veri merkezlerini tatil etmiş. Hatta sürekli aldığınız gazetenin bugün çıkmadığını ve onun yerine belki de dalga geçer gibi sadece eklerinden birini gönderdiklerini.

Bu yazıyı neden bir hışımla yazdım hemen söyleyeyim. Bir müşterimle -sektörde önemli bir yeri olan mobilyacı- az önce geçen diyalog aynen şöyle;


- Abi bir ay oldu ama ilk girdiğimiz 3-5 bilgi haricinde hala içerikler girilmemiş. Hani her gün bir mobilya takımının özellikleri girilecekti, müşteriler bilgilendirilecekti?
- Ya Bilo bey -;) bölüm müdürüm şöyle bir şey söyledi: "Ben hiçbir koltuk takımı için öyle uzun uzadıya yazı yazıldığını hiçbir sitede görmedim. Mobilyaların içerikleri ile seo'nun ne ilişkisi varmış, sizi oyalıyor o adam. İsterseniz konusunda benim bir tanıdığım var, bir de onunla görüştüreyim sizi. Hem öyle aylara falan da gerek yok. 1 ay sürmez farkı kendi gözlerinizle görürsünüz Hem bende baktım, gerçekten de hiçbir rakibimiz içerik girmemiş ama hepsi bizden çok üstteler. Onlar girmemişse biz neden girmek zorundayız. Gerçi tabi ki bu sizin işiniz, işinize de karışmak istemem...." dedi.
- E o zaman ya karışmadan planımıza sadık kalıp dediklerimi yapın ya da sözleşmeyi iptal edelim. Sizde oyunu bölüm müdürünüzle oynamaya devam edersiniz.... dedim.

Seo pazarlamadır, pazarlama süreklilik ister, disiplin ve özveri ister. Tüm bunlarda peşinde mutlak başarıyı getirir. Ne R10, ne Google, ne de herhangi bir büyük gazete bu noktaya bir gecede gelmiştir. 


Tabi süreklilik derken, gazetenin size dalga geçer gibi sadece eklerinden birini vermesi gibi şişirme, gelişi güzel, vasat veya doyurucu olmayan içeriklerin de sunulmaması anlamına gelir. Empati kurmayı gerektirir. Ziyaretçinin neler isteyebileceği düşünülüp ona göre bilgi girmeyi gerektirir. Google ve diğer arama motorları bir yana, ziyaretçilerin de istediği şey budur; sürdürülebilirlik, uzun ömürlü olmak.

Tabi şu önemli konuyu da unutmamak lazım: İçerik.


Google ya da diğer arama motorları için bu yazının diğerlerinden hiç bir farkı yoktur. Ama nereye kadar? 

Şu anda okumakta olduğunuz bu yazı, normal bir okuma hızı ile ortalama 300 saniyede biter. Eğer ilerleyen süreçte ziyaretçiler bu sayfada 300 saniyeden çok daha az bir süre kalıyorlarsa bunun tek anlamı vardır;

- Ziyaretçiyi doyurmadı, okumuyor ve sayfayı terk ediyor. 

Çıkan sonuçlarda ortalama süre 150 saniye ise;

Yazının orta yerlerinde bir yerde terk edildiği anlamına gelir. 

Eğer doğru bir planlama ve gözlem yapılırsa, yazı revize edilerek bu ortalamalar yükseltilebilir. Ziyaretçilerin ilgisini çeken şey, arama motorlarının da ilgisini çeker.

İster kurumsal siteleriniz için yapılan seo çalışmaları olsun, ister benim ki gibi basit bir blog olsun. Hemen herkes aynı konudan yakınır; "Neden iş alamıyorum?", "Bloğuma neden ziyaretçi gelmiyor?", "Neden satış yapamıyorum?" vb. sorular. 


Reklam getirisi olarak baktığınızda yabancı içerikli sitelerde tık başı kazancın, Türk sitelerinden çok çok daha fazla kazandırdığını görebilirsiniz ve özellikle altını çizmek isterim ki, Almanya bu işte tüm dünyada en çok kâr getiren ülkelerin başında gelir. Hiç durmayın. Anahtar kelimenizi girip hemen bakın (Google Global Pazar Fırsatları Aracı). İnanın, arkanıza yaslanıp belki her şeyi tekrar gözden geçirmenizi, düşünmenizi sağlayacak bir nimettir bu araç. İncelediğinizde hemen hemen tüm anahtar kelimelerde en çok getirinin Almanya olduğunu göreceksiniz. Ama bu anahtar kelimelere bakarken, web sitelerini incelemeyi de unutmayın. Çoğunun sitesinde inanılmaz bir disiplin ve devamlılık vardır. Gelen ziyaretçi aradığı şeyi bulur. Geri dönüşüm oranları yüksek olduğu için reklam veren sayısı da oldukça fazladır ülkede.

Diğer taraftan, lütfen kurumsal siteleri de araştırın. Ama öyle boş boş bakmayın. Neyi nereye niye koyduklarına bakın ve anlamaya çalışın. Çoğunda en ufak ayrıntı bile göz ardı edilmemiştir. Biz bloğumuzda yok en iyi seo teknikleriydi yok işte seo swot analiziydi, seo rehberiydi, tanıtım yazılarıydı diye yazılar yazmaya çalışırken adamlar bunları ve çok daha fazlasını uygulamakla meşguller. 


Sözün özü; Çoğu kez bizde laf çok ama icraat pek yok gibidir. Bakın burada seo ve sürdürülebilirlik üzerine 12 maddelik bir konuda yazmışım, ona da bakılmasında fayda var. 

Ve unutmadan; İstatistikleri de önemseyin, es geçmeyin. Gerçi çok gözardı edilir ama Seo'nun olmazsa olmazıdır. Sitelerimden bir tanesinin arayüzü ufak ekranlarda resmen faciadır. Bazen bana; "Bizim ekranda senin şu siten çok kötü görünüyor" derler. Oysa ki ziyaretçi kitlemin %90'ının Macintosh kullandıklarını ve bunların da %80'inin 27 inch ekran kullandıklarını bilmezler. Düşünün bir; Basit bir ekran çözünürlük hesabı bile ne kadar çok önemli.


Sevgiler

3 yorum:

Zek dedi ki...

Adamlar alman disiplinini her alanda uyguluyorlar demek ki :)

Adsız dedi ki...

Kesinlikle. Bu ister bahçelerindeki çimenlerin boyları olsun, ister sitelerinde uyguladıkları seo taktikleri vb olsun, hep aynı. -bilo-

Mustafa dedi ki...

Yazı içindeki "seo ve sürdürülebilirlik" linkine tıkladığımızda google ana sayfasına yönlendiriyor.

Yorum Gönder

Seo'dur seo :)